Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) ve Emekliler Federasyonu, İstanbul Kadıköy İskelesi önünde geniş katılımlı bir eylem gerçekleştirdi. Eylemde milyonlarca emeklinin temel talebi, en düşük emekli maaşının 50 bin liraya çıkarılması ve seyyanen 35 bin lira zam yapılması oldu. Katılımcılar, “İnsanca ve onurlu bir yaşam her vatandaşın hakkıdır” sloganıyla yürüdü ve pankartlarla mevcut ekonomik duruma dikkat çekti. Eylemde bir emekli, sırtında “Bütçe ranta, faize, yandaşa, israfa var. Emekliye yok” ve “Geçinemiyoruz, barınamıyoruz, kirayı, faturayı ödeyemiyoruz, insanca yaşamak istiyoruz” yazılı koliler taşıdı.
nn
Federasyon Başkanı Arzu Lastikci’nin Açıklamaları
n
Eylemde konuşan Emeklilikte Yaşa Takılanlar ve Emekliler Federasyonu Başkanı Arzu Lastikci, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekti:
“Bu ülke emeklilerine borçludur. Bu borç sadakayla değil, adaletle ve saygıyla ödenir. Bugün milyonlarca emekli 16 bin 881 lira ile yaşamaya mahkûm edilmiştir. TÜİK’in makyajlı enflasyon verileriyle bile bu rakam açlık sınırının altındadır. Emekli temel insani ihtiyaçlarını karşılayamıyor, faturasını ödeyemiyor, AVM’lerde ve otogarlarda vakit geçirmek zorunda kalıyor, kirasını ödeyemiyor, ucuz otel odalarına mahkûm oluyor. İlaç katkı payları ve muayene ücretleri, emekliyi tedaviden vazgeçiriyor. Bu tablo, ekonomik değil vicdani bir çöküştür.”
n
Lastikci, 2026 bütçesini de eleştirerek şunları söyledi:
“Bu bütçe emeğin değil, sermayenin; adaletin değil, ayrıcalığın; halkın değil, iktidarın bütçesidir. Yıllarca prim ödeyen emekliler bütçe kalemlerinde bir yük gibi görülmüştür. İşçinin, emekçinin hakkı enflasyona ezdirilmiş, ücretler baskılanmış, sabır öğütlenmiştir. Kaynaklar adil dağıtılmamış, sosyal devlet ilkesi hiçe sayılmıştır.”
nn
Emeklilerin Talepleri
n
Arzu Lastikci, emeklilerin taleplerini şu şekilde açıkladı:
nn
- n
- n
Kök maaş garabetinden kurtularak kök aylıkların yükseltilmesi,
n
- n
Özel banka ve sandık emeklilerinin, TOBB emeklilerinin tüm haklardan faydalanması,
n
- n
Adil bir ücret sistemi için intibak yasasının çıkarılması,
n
- n
Aylık bağlama oranlarının yeniden yüzde 70’lere yükseltilmesi,
n
- n
Memurlara verilen seyyanen zamların memur emeklilerine de uygulanması.
n
n
n
n
n
n
n
Federasyon başkanı, taleplerinin bir “sadaka” talebi olmadığını vurguladı:
“Biz dilenci değil, emekliyiz. En düşük emekli maaşının 50 bin liraya çekilmesini ve seyyanen 35 bin lira zam yapılmasını istiyoruz. EYT’liler fazla ödediği primler ve 24 yıl sonra gelen geciken adalet ile yük değil, bu ülkenin yüz akıdır.”
nn
EYT’lilerin ve Emeklilerin Mağduriyeti
n
Arzu Lastikci, EYT’lilerin yaşadığı sorunları da dile getirdi. Yasa tam olarak çıkmadığı için 5 bin prim günü ve kısmi emeklilik hakları hâlâ masada bırakılmış durumda. 8 Eylül 1999’dan sonra çalışma hayatına girenler için de eşit ve adil bir sistemin getirilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca bazı muhalefet parti mensuplarının da açıklamalarının EYT’lileri rencide ettiğini söyledi.
nn
Eylemin Atmosferi ve Sloganlar
n
Eylem boyunca “Emekli insanca yaşam istiyor” ve “TÜİK şaşırma, sabrımızı taşırma” sloganları atıldı. Katılımcılar, ekonomik adalet ve emekli haklarının korunması talebiyle İstanbul’un merkezi noktalarında bir araya geldi. Eylemin görsel unsurları, emeklilerin yaşadığı sıkıntıları ve taleplerini güçlü biçimde gözler önüne serdi.
nn
Ekonomik ve Sosyal Boyut
n
Türkiye’de emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlar, sadece bireysel değil toplumsal bir kriz boyutu taşıyor. Maaşların yetersizliği, artan hayat pahalılığı ve sağlık giderleri emeklileri ciddi biçimde etkiliyor. EYT’liler ve diğer emekliler, yıllarca ödedikleri primlerin karşılığını almak ve insanca bir yaşam sürmek istiyor. Ekonomistler, emeklilerin taleplerinin adalet ve sosyal devlet ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
nn
Sonuç
n
Emeklilikte Yaşa Takılanlar ve Emekliler Federasyonu’nun İstanbul’daki eylemi, ekonomik adalet, eşitlik ve emekli haklarının korunması talebinin güçlü bir gösterisi oldu. Federasyon, hem hükümet hem de toplum nezdinde farkındalık yaratmayı hedefliyor. Eylem, emeklilerin taleplerinin karşılanması için siyasi ve sosyal baskı unsuru olarak da öne çıkıyor.

