Futbol dünyasında uzun süredir yankı uyandıran bahis ve şike soruşturması kapsamında tutuklanan Galatasaray’ın eski yöneticisi ve iş insanı Erden Timur’un sulh ceza hâkimliğinde verdiği ifadeler, kamuoyunda geniş bir etki yarattı. “Suçtan kaynaklı mal varlığı değerlerini aklamak” iddiasıyla tutuklanan Timur, adli kontrol veya ev hapsi şartıyla serbest bırakılma talebinde bulundu. Talebini ise hem iş hem aile hem de sosyal sorumluluk boyutlarıyla gerekçelendirdi.
nnn
nn
Şirket Faaliyetleri ve Uluslararası Anlaşmaların Detayları
n
Erden Timur, sulh ceza hâkimliğinde yaptığı açıklamada, Avrupa İmar Kalkınma Bankası ile dünyada tek ortaklığı olan gayrimenkul şirketinin kendisine ait olduğunu vurguladı. “Suudi Arabistan devlet varlık fonuyla geçen ay anlaşma imzaladık ve bu şirketin toplam değeri 950 milyar dolardır. Suudi Arabistan’ın tüm gelirlerini içeriyor. Müşterilerimiz bize güven bağıyla bağlı ve tutuklanmam halinde tüm sözleşmeler iptal olacak. Son 3-3,5 yıldır yapılan karalama kampanyaları nedeniyle kapora ve sözleşme olarak 21 milyar liralık satışımız iptal oldu” dedi.
n
Timur, işlerinin sadece maddi kazanç değil, güven ve uzun vadeli yatırım temelli olduğunu vurguladı. Tutuklanması durumunda şirketin kritik süreçlerini yönetemeyeceğini belirterek, bu durumun hem uluslararası anlaşmalar hem de günlük operasyonlar açısından ciddi sonuçlar doğuracağını ifade etti.
nnn
nn
Aile Sağlığı: Eş ve Yakınların Kanserle Mücadelesi
n
Erden Timur’un açıklamalarında aile sağlığı konusu önemli bir yer tuttu. Eşinin 2,5 yıldır kanser tedavisi gördüğünü, babasının akciğer kanseri olduğunu ve ablasının yeni bir kansere yakalandığını ifade ederek, tutuklanması halinde aile üyelerinin sağlık süreçlerini yönetemeyeceğini söyledi. “Eşim kanserin yayılma ve tekrar edebilme hızı en üstte olan bir insandır, tutuklanmam halinde bunu kaldıramaz” diyerek, hukuki talebini duygusal bir temele dayandırdı.
n
Timur’un açıklaması, aile ve sağlık açısından yaşanan zorlukların hukuki süreçle birleştiği hassas bir tabloyu ortaya koyuyor.
nnn
nn
Hayır İşleri ve Sosyal Sorumluluk Projeleri
n
Erden Timur, 15 yıldır yürüttüğü sosyal sorumluluk projeleri ve hayır işleri ile dikkat çekiyor. Sulh ceza hâkimliğine sunduğu 6 klasör belgede, yaptığı hayır işlerinin boyutu detaylı olarak aktarıldı. Timur’un açıklamaları şu başlıkları içeriyor:
nn
- n
- n
31 yaşında 32 okulun Milli Eğitim Bakanlığı ile anlaşarak yaptırılması,
n
- n
Aile Bakanlığı ile yapılan protokoller çerçevesinde sosyal yardımlar,
n
- n
AFAD ile afet bölgelerinde yürütülen yardım çalışmaları,
n
- n
Gazze’ye yapılan yardım faaliyetleri ve belgelenmiş tüm kayıtlar,
n
- n
Sudan’da eğitim ve sağlık alanında yürütülen sosyal projeler,
n
- n
Yemen’de 6 sağlık merkezi, 3 bebek merkezi ve 3 kadın sağlığı merkezi kurulması,
n
- n
2,5 yıl boyunca 50 bine yakın kişiye yemek desteği sağlanması, tüm harcamaların şahsi hesaptan karşılanması.
n
n
n
n
n
n
n
n
n
Timur, bu projelerin toplam değerinin 300-400 milyon TL civarında olduğunu ve suç olarak iddia edilen meblağların, yaptığı yardımların yanında oldukça küçük kaldığını vurguladı.
nnn
nn
Tutuklama ve Adli Kontrol Talebi
n
Savcılığın sevk yazısının maksatlı şekilde hazırlandığını iddia eden Erden Timur, ev hapsi veya adli kontrol şartıyla serbest bırakılmayı talep etti. “Tutuklanmam halinde ne şirketimin işlerini ne de ailemin sağlık problemlerini çözebilirim. Eşim bu kararı kaldıramaz” diyerek, hem hukuki hem insani gerekçelerini net bir şekilde ortaya koydu.
n
Timur’un açıklamaları, iş dünyası, spor camiası ve sosyal sorumluluk projeleri açısından geniş yankı uyandırdı. Bu ifadeler, iş insanının hem ekonomik hem insani açıdan sorumluluklarını yerine getirmeye devam etme iradesini gözler önüne seriyor.
nnn
nn
Toplum ve Medya Üzerindeki Etkiler
n
Erden Timur’un ifadeleri, sosyal medya ve haber sitelerinde geniş yer buldu. Hem iş dünyası hem de spor camiası, yapılan açıklamaları yakından takip ediyor. Hayır işleri ve sosyal sorumluluk projeleri, suç iddialarının ötesinde kamuoyuna sunulan bir profil oluşturuyor.
n
Uzmanlar, bu tür durumlarda hem hukuki süreçlerin hem de sosyal sorumluluk ve aile meselelerinin dikkate alınmasının önemine dikkat çekiyor. Timur’un durumu, iş insanlarının toplum nezdindeki sorumlulukları ile hukuki süreçler arasındaki hassas dengeyi de gözler önüne seriyor.

